• Genel

Kürk Mantolu Madonna (1943)

Kürk Mantolu Madonna (1943)

İki insanın aşk ve ölüm karşısındaki çaresizliğini anlatan bir roman Kürk Mantolu Madonna.

Sabahattin Ali bu romanı 1943 yılında yayımlamıştır. İlk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940 – 8 Şubat 1941 (çıkmadığı günler: 8-10,14,15 Ocak 1941) tarihinde “Büyük Hikâye” başlığı altında 48 bölüm halinde yazı dizisi olarak yayımlanmış. Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna’yı ikinci kez askerlik yaptığı Büyükdere’de çadırda yazmış ve günü gününe gazeteye yetiştirmeye çalışmış, romanı yazdığı günlerde attan düşüp sağ kol bileği çatlayınca, kolunu tenekede ısıtılan suya koyup yazmaya devam etmiş.*

Raif Efendi‘nin Berlin’de bir tabloya dalıp gitmesiyle başlayan eser karşı konulmaz bir aşk hikayesine dönüşüyor. ‘Kürk Mantolu Madonna’ olarak tasvir edilen Maria Puder, Raif Efendiyle karşılaşıp yaşamının en büyülü anlarını yaşamaya başlıyor. Buradan sonra Maria ve Raif Efendi arasında geçen konuşmalar aşk ve arkadaşlık arasında gidip gelmeler ile birçok soruyu kafamızda irdelememizi sağlıyor. O aciz, o basit insanın böyle bir kadın sayesinde aslında ne kadar harika ne kadar muhteşem bir ruha sahip olduğunu görüyoruz. Maria, yaşamın o karanlık köşesindeyken Raif Efendi sayesinde hayatın güzelliklerinin farkına varıyor. Maria, Raif Efendi ile geçirdiği zaman zarfında “Aşk inanmaktır.” fikrini irdeliyor. Bunun yanında betimlemelerin açıklığı ve çekiciliği sayesinde zihnimiz adeta bir ziyafet çekiyor.

Hikayenin sonlarına doğru yaklaştıkça boğazım bir nebze daha düğümleniyor. Belki kitabı beş saat gibi bir sürede bir anda okumam bu duygu karmaşıklığını bir anda yaşamama neden oldu. Zaten son sayfalarda ip koptu gitti.

Maria iyi güzel kadın… Her erkeğin hayalindeki ideal bir kadın ama kendi duygularını Raif Efendi’ye en katı halde ifade etmeliydi. Aşkın büyüsüne bu kadar kapılıp kendini umursamazlığa vermemeliydi. Belki sürprizini daha önce söylese naz etmese hikaye murlu sonla bitebilirdi. Zaten Raif Efendi’nin de ‘İlk görüşte aşk’a tabî olduğuna inanıyorum. O kadına ulaşmak için o kadar çaba sarf et, kendini kanıtla. Türkiye’ye döndükten sonra 10 sene mektupla idare et. Olacak iş değil!

Sabahattin Ali’nin bu ölümsüz eserini okumam için aracı olan Türkçe hocam Melek Ceren Çakır‘a sevgilerimi iletiyorum 🙂

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Görüşleriniz benim için değerlidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading Facebook Comments ...
Loading Disqus Comments ...