The 100 5. Sezon 1. Bölüm İncelemesi: Eden

the 100 5 sezon 1 bölüm eden

The 100 oldukça hareketli bir sezonun ardından harika bir final yapıp sezonu noktalamıştı. A.L.I.E. tehdidine her ne kadar nokta koyulmuş olsa da artık klanlar birbiri arasında savaşmaktaydı. Neyse ki senaristler bu durumu kontrol altına alarak Dünya’nın başına bir bela daha getirdiler. Praimfaya…

Klanlar da olayı anlamış olsa gerek aralarındaki husumeti kan davasını ve her kimin kafasında ne kadar intikam duygusu varsa bastırıp birlik olmaya yönelerek çok iyi bir karar verdiler. Ancak bütün karakterleri bir sığınağa koymak akıllıca olabilirdi ki öyle de yaptılar. Sürpriz olmayacak bir şekilde arkalarında da Clarke’ı bıraktılar. Raven’ın “Başardı. Bizi yine kurtardı.” repliği aslında Clarke karakterinin dizi boyunca üstlendiği rolü özetler nitelikte. Genç, güçlü ve liderlik vasfına sahip bir kadın rolünde olan Clarke Griffin bu bölümde de bu özelliklerini sonuna kadar kullandığını gözler önüne serdi. Bunu yaparken yaşadığı zorlukları çok iyi bir şekilde izleyiciye aktardığını düşünüyorum ki bölüm hakkındaki genel yorumların oldukça iyi olması bu düşüncemi doğrular nitelikte.

Geçtiğimiz sezonun bitiş sahnesinde birden 6 yıl ileriye gidilmesiyle senaryoda oldukça kopukluk oluşacağı düşüncesine kapılmıştım. Ancak bu bölümle birlikte biraz da olsa taşlar yerine oturdu diyebilirim. Özellikle Clarke’ın küçük arkadaşı Madi ile karşılaşma anında oldukça eğlenceli vakit geçirdim. Şahsen film ve dizilerde özellikle filmlerde ileriye gitme olayını hiç sevmem. Çünkü, filmi izlerken izleyebileceğiniz ortalama iki saat var. Bunun içinde uzun bir süre ileriye gittiğinizde gerçek zamanda geçen süre en fazla iki dakika oluyor ki bu da izleyicinin filmin odağından uzaklaşmasına neden oluyor. Dizilerde en azından birkaç bölüm bu geçiş için ayrıldığında izleyiciyi diziden koparmıyor. Belki çoğu kişi için bu gözardı edilebilecek bir durumdur ama ben biraz fazla takıyorum. Neyse ki The 100 5. sezon 1. bölümünün uzun bir kısmını bu geçiş için kullandı da Clarke’ın bulunduğu son durumdan ne hallere geldiğini ve geçtiğimiz sezonun finalinde ana nasıl geldiğiniz öğrenebildik.

Dünya’daki klanlar yetmezmiş gibi gökten zembille bir gemi dolusu insan daha indi. Bunlar da dizinin başlangıcındakine benzer bir süreçten geçmiş gibi görünüyorlar. Çünkü hatırlarsanız Dünya üzerine inen ilk 100 kişi de birer mahkumdu. Fakat Clarke bu insanlarla karşılaştığında takındığı tavırla hayatta kalmayı başarabilecek mi göreceğiz. Kendi kendine konuştuğu sırada açığa vurduğu bazı şeyler iki ay boyunca yapayalnız dolaşmasının verdiği düşüncelerden ibaret sanıyorum. Ancak Dünya’ya yeni gelen insanlarla karşılaştığında verdiği ilk tepkide bunun düşünceden ibaret olmadığını anlamış oldum.

Son kısımda yukarıda ve yerde olup bitenlere kısa bir göz atmış olduk. Yukarıyı bilmem ama aşağıda işler çığırından çıkmış gibi görünmüyor muydu sizce de?

2 Cevaplar

  1. Ülen Tarınç dedi ki:

    Dizide ne çok ihanet, hayvanlık, acımazlık var yav! Üçüncü sezonda iyice midem bulandıydı. Dördüncü sezonun bir başıyla sonunu seyrettim. 5’e dair fragman ilginç geldiydi ama o da poha sardı. Kodumun batılı zihniyeti!

    • dedi ki:

      Biraz öyle aynen. Uzaydan inen değişiyor The 100 evreninde 🙂 Dizi başladığından beri oyuncular da gözümüzün önünde büyüdüler. Haliyle davranışları ve düşünceleri de ona göre değişiyor.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: