79 Yıllık Bir Sinema Klasiği: Rüzgar Gibi Geçti

rüzgar gibi geçti

Rüzgâr Gibi Geçti 1939 yılında Victor Fleming, Sam Wood ve George Cukor adlı 3 yönetmen tarafından çekilen bir sinema klasiği. Derin bir aşkı konu alan filmde başrollerinde Clark Cable (Rhett Butler) ve Vivien Leigh (Scarlett O’Hara) alıyor. Orijinal adı “Gone With The Wind” olan filmin odağında Amerikan Sivil Savaşı’nın başladığı anlarda Scarlett, Suellen, Careen ile birlikte yaşayan İrlanda göçmeni üç kız kardeş yer alıyor. Olağanüstü bir güzelliğe sahip olan Scarlett kalbini Rhett Butler’e kaptırır. Fakat eski flörtü Ashley Wilkes’i aklından bir türlü atamaz. Film sivil savaşın tesirinde yaşanan çok kahramanlı bir aşk hikâyesidir. ‘Rüzgâr Gibi Geçti’ dönemin Amerika’sı ve o dönemde yaşanan aşklar üzerine çok önemli mesajlar veriyor. Filmin efsane oyuncuları, kurgulamalar, senaryo, müzikler ve usta oyunculuk teknikleriyle sekiz dalda Oscar kazanan bir yapıt olma özelliği taşıyor.

Aşk, Trajedi ve Dram İçerikli

Rüzgâr Gibi Geçti’ izleyicide izlenmeden önce klasik bir aşk filmi düşüncesi oluştursa bile arka planda savaş ve dramı aldığında yaklaşık 4 saatlik süreçte insanları sıkmadan seyrettiren bir yapıt olma başarısı yakalamış durumda. Çekildiği yıl olan 1939 yılı göz önünde bulundurulduğunda bu filmin ne kadar önemli bir sinema klasiği olduğu apaçık ortaya çıkıyor. 8 dalda Oscar ödülü alması eserin en belirgin kanıtlarından biridir. Clark Cable’nin beyaz perde önündeki duruşu ve karizmatik kişiliği, Vivien Leigh’in tarif edilmez güzelliğiyle bu film sinemanın önemli yapı taşlarından biri olduğunu gösteriyor.

Sinema Literatüründe ‘En İyi Film’

Rüzgâr Gibi Geçti sinema tarihinde Amerika’da gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri. 79 yıl önce gösterime giren film, yapılan film anketleri içinde hâlâ sevilen filmler listesinde birinciliğini koruyor. Filmin ticari başarısı da ayrıca tartışma konusu olmuştur. Rüzgâr Gibi Geçti işbirlikçi, yalanlarla dolu, para için her şeyi yapan karakterleri içeren konulara sahip. Filmdeki trajedi ve komedi unsurlarıyla birlikte, anlatılan aşk hikayesindeki kahramanlar devamlı çatışma durumundalar. Çekimlerinin başladığı andan itibaren sorunların da başladığı filmde romanından uyarlanan senaryo pek çok senaryo yazarı tarafından tekrar tekrar yazılmak zorunda kalındı. Başrol oyuncusuna karar aşamasında pek çok aktrist denendi. İlk yönetmen George Cukor tam üç hafta dayanabildi ve yerini Victor Fleming’e bırakmak zorunda kaldı. Fleming de zorluklara dayanamayıp iki hafta sonra sinir krizi geçirerek film setini terk etti. İş Sam Wood’a kalınca sorunlar giderildi. Filmin çekimi başarıyla tamamlandı. Çarklar tersine dönmeye başlamıştı. Film Amerika’da gösterime girdiği andan itibaren büyük bir ticari başarı gösterdi ve 8 Oscar aldı. Kısacası ‘Rüzgar Gibi Geçti’ aşk, sadakat, hayal kırıklığı, vazgeçiş, hayatta kalma mücadelesiyle kayda değer sinema klasiklerinden biri olarak, gönüllerde, hafızalardaki yerini ve güncelliğini korumaya devam ediyor.

79 Yıllık Bir Sinema Klasiği: Rüzgar Gibi Geçti
Oy ver

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: