Bogazların Keşfedilmeyen Yeni Gücü :Akıntı Enerjisi

Türkiye’nin gelecekteki enerji ihtiyacının karşılanmasındaki planlamalarda kargaşa yaşandığı bilinmektedir. Son yıllarda bir yandan nükleer enerji santrali kurulması planlanırken diğer yandan kurulumu kolay ve ucuz olduğu için doğal gazla ve ithal kömürle dışa bağımlı olarak çalışacak çok sayıda elektrik santrali kurulmasına izin verilmiştir. Sorunlardan biri de enerji üretiminde çevreye daha az zararlı teknolojiler uygulayarak yerli kömür kullanma yerine doğal gaz veya ithal kömürün tercih edilmesidir. Bu nedenle ülkemizde enerji maliyetleri OECD ülkeleri arasında en yüksek düzeye ulaşmıştır. Önümüzdeki yıllarda nükleer enerjiye ve yenilenebilir enerji kaynağı olarak jeotermal, güneş , rüzgar ve su akıntısı enerjilerine yatırım yaparak enerji üretiminde dışa bağımlılığı hızla azaltmak akıllıca bir planlama olacaktır.

Teknolojinin gelşimesiyle artık Marmara Denizi’ndeki dip ve yüzey akıntıları elektrik enerjisi üretmek ve dinamoları çevirmek için kullanılıp Boğaziçi ve Çanakkale Boğazı büyük bir hidroelektrik santrali haline getirilebilir. Buradan elde edilecek bitip tükenmez bir enerji olup yağmurun yağmasına ve ya havanın açık ve ya kapalı olmasına bağlı değildir. Kesintisiz bir enerjidir.

Gelişen teknolojiyle 1-2 m/sn’lik akıntı hızlarında da etkin çalışabilecek elektrik jeneratörleri oluşturmak mümkün görünüyor. Boğazdan su akıntısıyla beraber yüzlerce MW’lık kinetik enerji akıyor. Su yoğunluğu hava yoğunluğuna göre aşağı yukarı 1000 kat daha fazla olduğu için akıntı hızı rüzgar hızına göre çok daha düşük olsa da küçük jeneratörlerle bile rüzgar enerjisine göre daha büyük elektrik enerjilerinin elde edilmesi mümkün görünüyor. Örneğin bir oda büyüklüğündeki jeneratörle 2 m/sn akıntı hızında 300-400 aileye yetecek elektrik enerjisi elde edilebilecektir. Boğazdaki su akıntılarının düzenli ve kararlı olması düzgün elektrik enerjisi elde edilmesinde büyük avantaj oluştururken sistemin tuzlu suda kurulup uzun süre çalıştırılması büyük zorluklar taşımaktadır. Bu nedenle dünyanın hiçbir yerinde henüz denizlerdeki akıntılardan elektrik enerjisi elde edilmesi ekonomik üretime geçememiştir. Bu durum rüzgar enerjisinde 1980’lerdeki durumuna benzemektedir. 1980’li yıllarda en fazla 55 kW olan rüzgar türbinlerinin kapasitesi günümüzde 5 MW düzeyini aşmış durumdadır. Denizlerdeki akıntılardan da ekonomik elektrik enerjileri elde edebilmek için daha onlarca yıl bu alana yatırım yapılması ve teknoloji geliştirilmesi gerekmektedir. Boğaz akıntısından elde edilebilecek temiz ve verimli enerji,yatırımcılarını beklemektedir.

Paylaş

Furkan Özden

Blog dünyası ile 2009 yılında tanıştım. Bloğumda haftada en az bir yazı yayımlıyorum. Yazdığım yazıları beğendiyseniz beni Twitter'dan (@frknzdn) takip edebilirsiniz. Daha fazlası için hakkımda sayfasını ziyaret edin.

2 Cevaplar

  1. kralizasyon dedi ki:

    Yıl olmuş 2012 yeni mi aklınıza geldi lan bu!? 🙂

  2. forum dedi ki:

    :)))) kıyamet geldi gelecek yeni akıllarına geldi 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...