Kategoriler: OyunOyun İncelemeleri

Trine 2: Complete Story (2011)

Üç kahramanımız uzun bir macera sonunda serinin ilk oyununda Trine’ı diğer iki kutsal nesne ile birleştirip ölüler ordusunu durdurmuştu. Nihayetinde ruhlarını Trine’dan kurtarmış ve normal hayatlarına geri dönmüşlerdi. Derken bir süre sonra Trine tekrar karşımıza çıktı ve amansız bir macera daha üç kahramanımızın kapısını çaldı.

Trine oyun dünyasına harika grafikleri ve enfes fon müzikleri ile sağlam bir giriş yapmıştı. Yine ilk oyundaki gibi Trine 2 de grafik, mekan ve müzik açısından hem gözümüze hem kulaklarımıza hitap ederken sağlam oynayış mekaniği ile oyunculara enfes bir deneyim sunuyor. İlk oyun için yazdığım incelemeyi ve detaylı karakter tanıtımlarına göz atmak isterseniz sizi buraya alalım: Trine Enchanted Edition (2009)

Trine 2’de gözüme çarpan en büyük fark Frozenbyte’ın birçok forumda tartışma konusu olan çevrimiçi co-op özelliğini oyuna eklemesiydi. İlk oyunda sadece çevrimiçi özellik bulunurken ikinci oyunda bunun yanına co-op özelliği eklenmiş. Yani çevrimiçi bir oyuna bir bilgisayardan iki kişi girebiliyorsunuz. Üstelik bunun yanında dilerseniz üç kişi de aynı karakter olabiliyor. Bu da demek oluyor ki firma yapacağını yapmış. Gerisini oyuncuların hayal gücüne bırakmış.

İlk oyundaki karakterlerimiz Zoya, Amadeus ve Pontius bu oyunda da bizi yalnız bırakmayıp yerlerini almışlar. Trine’in onları götürdüğü bilinmedik bir diyarda ne olduğunu anlamaya çalışan kahramanlarımız ilerledikçe olan bitenin bir cadının başının altından çıktığını fark ederler ve onu durdurmaya çalışırlar.

Serinin ilk oyunundan pek de farklı olmayan görsellik için diyeceğim pek fazla bir şey yok. Yine elinizden geldiği kadar yüksek çözünürlükte oynamaya bakın. Bu, oyundan aldığınız zevki artıracaktır.

Oynayış açısından Trine 1’den farklı olarak üç karakterimizin yetenek ağacına yeni yetenekler eklenmiş. Favorilerim arasında olan Pontius’un paraşüt kalkanı, Zoya’nın yerçekimsiz alan oluşturma yeteneği ve Amadeus’un oluşturduğu objelere manyetik özellik verme yeteneklerinin yanında birkaç yetenek daha var.

İlk oyunu Trine Enchanted Edition (2009) başlıklı yazımda da anlattığım gibi 6,5 saatte bitirmiştim. Trine 2’yi bitirmek ise kardeşimle birlikte 10,8 saatimi aldı. Bu 10,8 saat boyunca Trine’den farklı olarak daha fazla ve birbirinden oldukça farklı birçok mekan değiştirdik. Eğer serinin ilk oyununu beğendiyseniz bunu da beğeneceğinizden şüphem yok.

Furkan Özden

Blog dünyası ile 2009 yılında tanıştım. Bloğumda haftada en az bir yazı yayımlıyorum. Yazdığım yazıları beğendiyseniz beni Twitter'dan (@frknzdn) takip edebilirsiniz. Daha fazlası için hakkımda sayfasını ziyaret edin.

Paylaş
Yazar
Furkan Özden
Etiketler: trine

Son Gönderiler

DPI ve CPI Farkı Ne Anlama Geliyor

Satın almak için yeni bir fare arıyorsanız DPI terimiyle karşılaşmış olabilirsiniz. DPI, özellikle oyun oynamak için…

7 gün önce

2020 Özeti – Yıla Bakış

Uzun zamandır bloğa kişisel yazı girmiyordum. Önce Sezer abinin bloğundan ardından Tahsin Bey'in bloğundan gelen…

2 hafta önce

Resim Paleti ile Boyaların Benzersizliği

Her insan için, en eğlenceli ve dinlendirici aktivitelerden bir tanesi de resim yapmaktır. Ruhu dinlendiren…

3 hafta önce

Steam Puan Dükkanı Rehberi

Steam Puan Dükkanı, Steam'in yakın zamanda duyurduğu yeni bir özellik. Steam Puan Dükkanı sayesinde profilinizi…

4 hafta önce

İncia Kişisel Bakım Ürünleri

Kişisel bakım hayatlarımızın olmazsa asla dışarı bile çıkamayacağımız bir durum haline gelmiştir. Kişisel bakımlarımız ile…

1 ay önce

Çiftlere Özel Beştaş Yüzük

Moda tutkunlarının vazgeçilmezi, kadınların cazibesi olan beştaş yüzük her şeyi ile harika bir sanatsal tasarımdır.…

1 ay önce