Kategoriler: Film İncelemeleri

Passengers (2016)

Nerede olmak istediğine çok fazla kafa yorarsan bulunduğun yerin tadını çıkarmayı unutursun.

Uzayda seyahat ettikleri Avalon adlı gemideki yolculardan Jim (Chris Pratt) ve Aurora (Jennifer Lawrence) gemide meydana gelen bir arıza sonucu yaklaşık 90 yıl erken uyandırılmıştır. Fazlasıyla lüks bu uzay gemisinde kalan 90 yılı nasıl geçireceklerini düşünürken geminin ölümcül bir hasar aldığını ve seçimlerinin kısıtlı olduğunun farkına varınca uyuyan 5000 yolcuyu kurtarırken aynı zamanda da hayatta kalmaya çalışacaklardır.

İlk dakikalarında film Tom Hanks’ın başrolde oynadığı Cast Away filmine yakın seyredip 10 Cloverfield Lane filmine dönüşüyor. Çok derin boyutta masaya yatırırsanız bambaşka senaryolar bile gelebilir aklınıza. Fakat filmin yapımcıları bu filmde yer alan senaryoyu uzayda geçirmeyi uygun görmüşler. İzleyiciler tarafından her ne kadar olumsuz eleştirilere maruz kalsa da benim kanadımda bir şans verilebileceğini düşünmüyor değilim. Çocukluğumdan beri uzaya ilgisi olan biri olarak bu tür filmlerde senaryo benim için sadece filmin tuzu biberi olmuştur. Nedense hep arkaplandaki o filmde yer alan genelde gelecekte geçen teknolojilere, uzay-zaman kavramları arasındaki ilişkiye bakar ve çoğu kez kendime filmde bir rol biçerim. Passengers filminde de Avalon gemisinin yolcularından Jim uyandığı andan itibaren Chris Pratt’ın kaslı vücudunu sergilediği ve tebessüm etmenize sebep olacağını düşündüğüm birkaç sahne ile ne olup ne bitiyor bunlar izleyiciye aktarılıyor. Filmin ikinci evresinde ise konuya Jennifer Lawrence dahil oluyor derken genellikle her konuda olduğu gibi burada da bayanlar (bayanlar başımızın tacı 🙂 ) araya girince plan program alt üst oluyor desem yeridir. Sonrasında ise finale doğru giden uzun bir süreç.

Önce bunları anlattım ki izlemeye karar verirseniz eğer önyargılarınızı kenara atıp en azından ikinci bölüme kadar takip edersiniz. Film hakkında fikir sahibi olmak için birkaç yoruma göz attıysanız eğer filmin bilim-kurgudan ayrı olarak romantizm ve dramın öne çıktığı bir yapım olduğunu tahmin etmişsinizdir. Dediğim gibi nasıl bakarsanız öyle görürsünüz. Yapımcılar bu türleri öne çıkarmak istemiş ki filmin türü macera, dram, romantizm diye geçiyor. Gördüğünüz gibi bilim-kurgu bile yok. Yani demem o ki film uzayda geçiyor diye bilim-kurgu kısmına pek düşmeyin. Dram, romantizm kısmını da fazla yansıtabildiklerini düşünmüyorum. Hem oyuncuların hem de yapımcıların. Benim ilgimi çektiği için sıradan bir yapım olsa da beğenimi kazandı. Siz ne düşünürsünüz bilemem. İzledikten sonra yorumlarda belirtirseniz sevinirim.

Furkan Özden

Blog dünyası ile 2009 yılında tanıştım. Bloğumda haftada en az bir yazı yayımlıyorum. Yazdığım yazıları beğendiyseniz beni Twitter'dan (@frknzdn) takip edebilirsiniz. Daha fazlası için hakkımda sayfasını ziyaret edin.

Paylaş
Yazar
Furkan Özden

Son Gönderiler

Parmaklarda Tek Taş Yüzük Işıltısı

Sevdiklerinizle beraber sürdürmek istediğiniz hayata köprü görevi gören pırlanta tek taş yüzük, o özel anı gelecekte de aynı…

1 ay önce

Teflon Kaplama

Kaplamalar ürünlerin daha dayanıklı ve çeşitli dezavantajlarını ortadan kaldırmak için tercih edilen sistemlerin başında gelmektedir.…

2 ay önce

Zoom’da Sesi Kapatma veya Açma

Bu yazıda bir bilgisayarda, telefonda veya tablette bir Zoom toplantısında kendi sesinizi nasıl kapatacağınızı veya…

2 ay önce

Pres Makinesi

Günümüzde artık seri üretime geçildiğinden dolayı insan gücü yetersiz gelmekte ve her sektör farklı makinelerden…

3 ay önce

Yeni Google Chrome Yerleşik RSS Beslemesi ile Geliyor

Android için Chrome artık yerleşik bir RSS beslemesine sahip. Google, yerel RSS işlevselliğini tanıtan web…

3 ay önce

Pharmaton Nedir?

Fransa'da kurulan ilaç firması olan Sanofi'de yaptığı işlere devam eden Pharmaton, günlük vitamin ve mineral desteği…

4 ay önce