Transformers: Age of Extinction (Transformers: Kayıp Çağ) 2014

Transformers Age of Extinction

Autobot ve Decepticon’lar arasında yaşanan son savaşın ardından dört yıl geçer. Savaşta Chicago şehri yerle bir edilmiş ve binlerce insan öldürülmüş olsa da dünya ve insanlık büyük bir tehditten kurtulmuş olur. İnsanlık yaralarını sarmaya çalışırken Amerikan hükümeti de Autobotlar ile arasındaki ilişkiyi iyice koparmış, hatta hayatta kalanları yok etmeleri için CIA’de özel bir birim dahi kurulmuştur. Teksas’ta kendi halinde bir tamirci olan Cade Yeager (Mark Wahlberg), eline geçen hasarlı bir kamyoneti, parçalarını satma umuduyla kabul eder. Ne var ki bu kamyonetin yaralı bir Optimus Prime’dan başkası olmadığını anlaması uzun sürmez. Optimus Prime’dan aldıkları sinyallerle yola çıkan CIA ajanlarıyla başının derde girmesi de çok yakındır. Cade Yeager bir şekilde Optimus Prime’ı Chicago’ya ulaştırmak ve diğer Autobotlar ile iletişime geçmesini sağlamak zorundadır. Zira dünyayı tehdit eden güçlü bir düşman yola çıkmak üzeredir. Optimus Prime ve Autobotlar, Cade Yeager başta olmak üzere kendilerine destek olan insan topluluğunun yardımıyla başlarına gelen en korkutucu düşmanla yüzleşmek zorundadır.

Serinin dördüncü filminde başrolde Mark Wahlberg, Nicola Peltz ve Jack Reynor yer alıyor. Toplamda 166 dakika süresiyle dikkat çeken film için $165,000,000 bütçe ayrılmış. Amerika ve Çin’de çekilen dördüncü filmin yönetmenliğini diğer üç filmde olduğu gibi Michael Bay yapıyor.

Fragman

Tutkunu olduğum serinin dördüncü filminde eskiye nazaran daha çok aksiyon, daha çok transformer ve daha uzun soluklu gerilim dolu dakikalar var. Bu filmde yönetmenimiz Michael Bay geçen üç filmin ardından ‘yeni bir başlangıç’ fikriyle filmin oyuncu kadrosunda önemli değişikliğe gitmiş. Özellikle Megan Fox‘un ardından Shia LaBeouf ve Josh Duhamel‘in de kadrodan çıkarılması serinin sevenlerini oldukça üzse de Mark Wahlberg onların yerini doldurmayı başarmış.

Filmin geçtiği zaman konusunda da oldukça göze çarpan bir değişime gidilmiş. Chicago’da yaşanan savaşın ardından 5 yıl geçmesine rağmen ‘walkman’ kelimesini bile garip karşılayacak bir nesil var karşımızda. Bu durum Will Smith‘in başrolünde yer aldığı ‘Ben Robot’ filmindeki bir sahneyi çağrıştırdı bana. Belki de serinin ilerleyen filmlerinde Optimus Prime ve Mark Wahlberg arasında ve bu filmden önceki üç filmde de benzer diyaloğun geçtiği ‘insanoğlunun gelişebileceği’ konulu konuşması da referans alınarak ‘Ben Robot’ temalı bir film gelebilir. Belki de Shia LaBeouf eski taraftarı bir karakterle geri dönebilir.

Filmin 166 dakikalık upuzun süresi… evet upuzun dedim çünkü gerçekten 166’dan fazlaymış gibi geliyor. Çünkü ardı arkası kesilmeyen kovalamaca sahnelerine ve bitmek bilmeyen dövüş sahnelerine bolca yer verilmiş. Bazı sinemaseverleri sıksa da ben filmi sıkılmadan aksine keyifle izledim.

Film o kadar iyi olmasına rağmen hoşuma gitmeyen yanları da var. Onlardan biri de yeni jenerasyon Decepticon’ların dönüşüm sahneleri. Tamam film bilim-kurgu olabilir ama ‘Transformers’ denilince kafamızda canlanan bu değil. Özellikle filmde eski ve yeni dönüşümün aynı sahnede gerçekleştiği bir bölüm var. Galvatron, Prime’ı kovalarken dönüşüyor ve aynı anda Prime da dönüşüyor. İkisi aynı anda dönüşürken dikkatimi çeken tek şey Optimus Prime’ın dönüşümünün yeniye göre daha çekici olduğu. Bu aksi iddia edilemez bir gerçek.

Yeni dönüşümün yanında bu filmde transformer kadrosunda da farklılıklar var. Serinin dördüncü filminde Autobot ve Decepticon tayfasına Dinobot’lar da dahil oluyor.

Serinin diğer filmlerinde bu kadar ürün yerleştirme reklamının olduğunu hatırlamıyorum. Bu filmde rahat 4-5 tane markanın göze batacak şekilde reklamı yapılmış.

Autobot kadrosuna yeni katılımların olduğu bu filmde favorim Drift’ti. Mark Wahlberg’in oyunculuğu da Shia LaBeouf’u aratmayacak kadar kaliteliydi. Eğer imkanınız varsa filmi 3D seçeneğiyle izlemenizi tavsiye ederim.

Paylaş

Furkan Özden

Blog dünyası ile 2009 yılında tanıştım. Bloğumda haftada en az bir yazı yayımlıyorum. Yazdığım yazıları beğendiyseniz beni Twitter'dan (@frknzdn) takip edebilirsiniz. Daha fazlası için hakkımda sayfasını ziyaret edin.

4 Cevaplar

  1. Ogün Sakız dedi ki:

    Zevkle okudum şu yazıyı 😀 gitmeden iyi oldu bu neyse eline sağlık kardeşim 🙂

  2. Adsız dedi ki:

    Başrolün çok tanıdık bir yüze sahip olması böyle bir film için bence eksi(-) bir durum olmuş.

  3. tarsus haber dedi ki:

    Çok çok çok güzel bir yazı olmuş. Bu film harika ya herkese tavsiye ederim. Serisinin en iyi filmi bence

  4. Haberest dedi ki:

    Başrole yine ilik gibi hatun koymuşlar. Adamlar işi biliyor hep makine yığını olsa bayardı azıcık gözümüz gönlümüz açılsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...