John Wick 3: Parabellum (2019)

john wick chapter 3

Adrenalin yüklü serinin bu üçüncü bölümünde süper suikastçi John Wick, kafasında 14 milyon dolarlık bir ödül ve onu takip eden ödül avcısı katil ordusuyla geri döndü.

İkinci filmden bildiğiniz gibi uluslararası suikastçiler loncası üyesini Continental Hotel sınırları içinde öldürdükten sonra Yüksek Şura John Wick için excommunicado kararı çıkarır. Ancak işi bitirilmesi gerekirken John Wick’e kaçması için otel yöneticisi Winston tarafından bir saat süre verilir. Ardından John Wick’in üyeliği iptal edilip tüm hizmetlerden men edilecektir.

Filmi çıktığı gibi 17 Mayısta sinemada izledim. Endgame sonrası spoilerlardan kaçmak veya veletlerle dolu olmayan salon arama gibi eylemlerde bulunma ihtiyacı hissetmediğim için filme oldukça rahat girdim. Fakat film bittiğinde sadece ben değil bütün salon topluca dayak yemiş hırpalanmış gibi hissettik. Filmden çıktıktan sonra inceleme yazısını yazmak için kısa bir taslak oluşturmaya giriştim. Biraz araştırma yaparken filmi yöneten ismin bir zamanlar dublörlük yaptığını da öğrendim. Hatta -hayat ne garip- Matrix filminde Keanu Reeves için dublörlük bile yapmış.  Bunu öğrenince filmin neden bu kadar iyi olduğunu anlamış oldum.

john wick 3 imax poster

Çatışma ve dövüş sahneleri ile ilgili söylenecek çok şey var. Ancak oturup izlemeye başladığınızda her şeyi unutup filmin akışına kapılıp gidebilirsiniz. İnternette Keanu Reeves’in John Wick filmi için antrenman yaptığını görmüşsünüzdür. Bu da onun yaptığı işe ne kadar değer verdiğini ve filmdeki sahnelerin oldukça gerçekçi görünmesinin nedenlerinden sadece biri. Filmde oyuncular yönünden içime sinmeyen bir nokta da şu: ÇOK FAZLA ADAM VAR. Seri katil denince akla belki ilk başta adamlar geliyor olabilir de seri katil kılıfına girebilen çok iyi kadın oyuncular da yok değil. Ama en azından film yapımcılarının Halle Berry’e de biraz sahne ayırmış olmaları bu eksikliği gidermeye yetiyor. “Hakem vardı abi?!” dediğiniz duyar gibiyim. Tamam vardı da, onun da karizması filmdeki erkeklere yeter de artar bile. Seri katil olarak Halle Berry’den fazlasını görsek iyimiş. Sarışın Bomba filminde Charlize Theron’a çok yakıştığını izleyenler bilir.

Filmin bazı noktalarında mantık hataları gibi görünen yerler var. Örneğin; sokak ortasında çatışma olsa dahi insanlar yürüyüp gidiyor. Ancak şunu da hatırlamakta fayda var. John Wick serisinin kendine has apayrı bir evreni var. Adım başı kimliğini gizlemiş seri katillerin olduğu ve her yerde geçen bir ‘para’ biriminin olduğunu düşününce çatışmayı gören insanların yürüyüp gitmesi pek büyütülecek bir şey değil bence.

Siz de tahmin edersiniz ki film küçük yaştaki izleyiciler için uygun değil. İçindeki canavarı serbest bırakmak isteyen her kim varsa bu film tam ona göre. Diğer iki John Wick filmi gibi…

Furkan Özden

Blog dünyası ile 2009 yılında tanıştım. Bloğumda haftada en az bir yazı yayımlıyorum. Yazdığım yazıları beğendiyseniz beni Twitter'dan (@frknzdn) takip edebilirsiniz. Daha fazlası için hakkımda sayfasını ziyaret edin.

Bir Cevap Yazın

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

%d blogcu bunu beğendi: