Kokteyl

kuşlar

Uzun zamandır mim yazmıyordum. Yalçın’ın bloğu gezerken denk geldim bu mim yazısına. “Bu mimi okuyan herkes kendi bloğunda yazabilir.” cümlesini okuyunca hemen oturdum klavye başına. O da Ruhuna Renk Kat bloğundan görüp yazmış sanırım. Mime geçmeden önce Yalçın’ın yazısı için buraya, Ruhuna Renk Kat bloğundaki yazı için buraya tıklayabilirsiniz.

1 – Okuduğun en güzel kitap hangisi?

Bu soruyu cevaplamam oldukça zor olacaktır muhtemelen. Çünkü okuma alışkanlığı olmayan biriyim. Ama başına oturdum mu kitap ilgimi de çekiyorsa çok kısa sürede bitirebilirim. Sefiller, Siyah Lale, İnsan Ne ile Yaşar? kitaplarını ilkokuldayken okumuştum. O zamanlarda Sefiller oldukça ilgimi çekmişti. Lisede birçok kitap okudum ama aralarından beni en çok etkileyen Cengiz Aytmatov’un Elveda Gülsarı adlı kitabı olmuştu. Olay örgüsünü biraz kaçırsam da kitabın okuyanda uyandırması gereken duyguya ben de kapılmıştım. Ancak okuduğum en güzel kitap şimdilik üniversite birinci sınıfta Türkçe vize sınavına hazırlanırken bir oturuşta bitirdiğim Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna kitabıydı.

2 – Gelmiş geçmiş en duygu yüklü şarkı hangisidir?

Tür olarak şarkı ayırt etmem. Hangi şarkı olursa olsun ruhumu dinlendiriyor veya beni alıp başka yere götürüyorsa o şarkı benim için iyidir. Ancak bu soruya vermem gereken tek bir cevap olduğu için Barış Manço’nun Halil İbrahim Sofrası adlı şarkısı diyorum.

3 – Etkisinden çıkamadığın defalarca izlediğin bir film var mı? Varsa hangisi?

Tam on ikiden vuran bir soru. Gel de seç arasından. Will Smith’in oğlu ile başrolü paylaştığı The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme) filmi etkilendiğim filmler arasında başta gelir. Ancak izleyip de etkisinden çıkamadığım tek bir film var o da 1997 yapımı Hayat Güzeldir adlı film. Defalarca izleyip sıkılmadığım filmlerden daha doğrusu serilerden biri Görevimiz Tehlike serisi diğeri de tabii ki Hızlı ve Öfkeli. Çoğu kişi serinin çizgisinden şaştığını söylese de ben tam aksini tamamen çizgisinden gittiğini düşünüyorum. Filmler hakkındaki yorumlarım için sitede arama yapabilirsiniz.

4 – Bir renk olsan hangi renk olurdun?

Sanırım mavi olurdum. Uçsuz bucaksız maviliklerle dünyayı saran denizlere yansıyan gökyüzünün rengi. Bana uçmayı, özgürlüğü ve sonsuzluğu çağrıştırır.

5 – Karşı cinste aradığın en önemli 3 özellik nedir?

Özgüven, ahlak ve cesaret.

6 – En beğendiğin yabancı dizi hangisi?

En beğendiğim yabancı diziyi söylemek çok zor. Takip ettiğim dizilerden çoğu bitse de özellikle Falling Skies ve Revolution dizilerini çok beğeniyorum. Yine çoğu kişinin çok fazla uzadığını düşündükleri için eleştirdiği Supernatural de vazgeçilmezlerimden. Ancak en çok beğendiğim dizi pozisyonunda The Walking Dead yer alıyor. En çok beğendiğim dizi bölümü sorulsaydı buna çok rahat cevap vererek Breaking Bad‘in Salud bölümü olduğunu söylerdim.

7 – Karşı cinste gördüğünde hemen soğuyabileceğin davranış nedir?

Sürekli etrafından övgü bekleyen beyin yaşı beden yaşından ufak olan kişilerin sergilediği davranışların hepsi.

8 – Gelmiş geçmiş en iyi Türk dizisi hangisi?

TV’de yayımlanan basit ve emek harcanmış olsa da aksini sergileyen dizilerden dolayı Türk dizilerine karşı bir ön yargım var. Ancak kardeşimle birlikte izlediğim Kardeş Payı benim için gelmiş geçmiş en iyi Türk dizisidir.

9 – Bir yerden yüklü bir miktar pazar kazansan o parayı ne yaparsın?

Pasaportumu alır dünyayı gezmeye başlardım. Hayat kısa dünya bizim.

10 – Aşk her şeyi affeder mi?

Aşk kavramına oldukça uzağım. Ne desem sorunun cevabı olamaz herhalde.

11 – Aşk mı gurur mu?

12 – Evde yangın çıktı ve hemen çıkman gerekiyor. Kendinle birlikte neyi çıkartırsın?

Tek yaşadığımı düşünerek cevap vereyim. Koleksiyon kutularımı, bilgisayar kasamı, ukulelemi ve taşınabilir diskimi çıkartırdım herhalde. Çoğu şey geri gelebilir ama anılar paha biçilemezdir benim için…

13 – Şimdiye kadar yaptığın en büyük çılgınlık nedir?

Kimse duymasın da küçükken İpsala sınır kapısında asker başka yere bakarken kırmızı çizginin öbür tarafına basmıştım.

14 – En garip alışkanlığın nedir?

Gereksiz şeylere gereğinden fazla değer vermek. Yedinci sınıftayken aldığım sırt çantamı hala kullanıyorum. Yaklaşık 12 sene oldu. Halbuki aldığım zamanda rafta ondan birkaç tane daha vardı. Bulunmaz hint kumaşı değil ya. Sadece birlikte geçirdiğim yaşantılarda o da yanımdaydı ve ayrılamıyorum. Elimde değil.

Bu güzel mimi yazmama haberi olmadan aracı olan Yalçın‘a tekrar teşekkürler. Arada bir böyle iç dökmeler iyi oluyormuş…

Paylaş

Furkan Özden

Blog dünyası ile 2009 yılında tanıştım. Bloğumda haftada en az bir yazı yayımlıyorum. Yazdığım yazıları beğendiyseniz beni Twitter'dan (@frknzdn) takip edebilirsiniz. Daha fazlası için hakkımda sayfasını ziyaret edin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...